Anasayfa   Aileye Mektuplar   Çocuklarda Cinsel Gelişim

Çocuklarda Cinsel Gelişim

Bebeklik
Bebek ilk ilişki deneyimini kendine bakım verenle yapmaya başlar. Meme emme fiziksel doyum sağladığı gibi  cinsel içgüdünün de ilk hazzıdır. Anne ile beden teması haz, güven ve sakinlik verir.

Bebekler vücudunu araştırmak ve vücudunun sınırlarını belirlemek için dokunurlar. Yaşamın ilk 4-8 ayı ile birlikte, her iki cinsiyetteki bebekler, altını bağlama ve cinsel organlarının temizlenmesi sırasında  cinsel organlarını fark ederler, cinsel organları ile oynarlar. Bebek tanımadığı bir vücuda sahiptir.

15 ve 24 aylar arasında bebeklerin özellikle banyo ve bez bağlama sırasında cinsel organlarının farkındalığında artış olur.  Bu dönemde çocukluk çağı mastürbasyonları başlayabilir. Kendini uyarma ile buna eşlik eden kızarma, hızlı solunum ve artmış terleme olur. Kız çocuklarda bu durum daha ön plandadır.

Okul Öncesindeki Çocuk
Çocuklar büyürken cinsel ilgileri, anne-babalarına, kardeşlerine ve arkadaşlarına kayar. Bu dönemde çocuk, anne-babası sayesinde kız ya da erkek olduğuna ilişkin cinsiyet farklılıklarını daha net anlamaya başlar. Buna bağlı olarak, vücudunda kendi cinsiyetini de öğrenir. Bunu erkek çocuk kızlara göre daha çabuk yapar.

Kız ya da erkek çocuk, organlarına dokunmaktan hoşlanır. Fakat bu duygular onlarda kuşku ve meraktan oluşan bir takım hisler yaratır. Cinsel organları anlama ve bir cinsiyete sahip olma düşüncesi yavaş yavaş oluşmakta ve çoğu kez kuşku, gurur ve merakla birlikte ilerlemektedir. Birçok kız çocuğu cinsiyet ayrılığını anlayınca erkeğe benzemek ister. Fakat kısa zaman sonra kızların çoğu bu erkek olma duygusundan kurtulur, kız olduklarını kabullenir ve bundan yararlanmaya başlarlar. Bir gün büyüklerde gördükleri gibi göğüslere sahip olma ve bir çocuk doğurabilme yeteneği onlara erkek olma duygusunu unutturur. İçgüdüsel bir anne olma isteği, erkek olma isteğinin önüne geçer.

Okul öncesi çocukların yarısı cinsel oyunlarla veya mastürbasyonla ilgilenir. 4 yaşına gelmiş çoğu çocuk, “anne” veya ”baba” gibi evcilik oyunları veya “doktorculuk” gibi oyunlar oynarlar, teşhircilik, cinsel organlara dokunma ve onları başkalarına gösterme, kadınların memelerine dokunma, çıplak olmaktan hoşlanma veya çıplak kişileri gözetleme gibi cinsel davranışlarda bulunurlar. Bunlar onları, daha sonraki cinsel yaşantıları için duygusal olarak hazırlar.

Okul öncesi çocuklar, anatomik farklılıklar, cinsel ilişki ve üreme hakkında sık soru sorarlar. Bu çağdaki çocukta gerçeğin tam anlaşılması için dokunmak ve görmek oldukça önemlidir. Çoğu yetişkin, bu tür davranışların ve cinsel oyun oynayan çocuklarının daha ileri gidecekleri ve uygunsuz cinsel aktiviteler gösterecekleri konusunda endişelenirler. Oysa bu dönemdeki çocukların cinsellik kavramı gelişmemiştir ve daha çok merak ve öğrenmeye yöneliktir. Bunu yaparken aynı zamanda kendi bedenini başkalarıyla karşılaştırmak ister. Ulaştığı kişilerin bedenini araştırmak cinsel birleşmenin bir ön hazırlığı gibi algılanmamalıdır. Bu sadece bir öğrenme girişimidir.

Bu dönemin önemli özelliği ödipal karmaşadır. Çocuk erkek ya da kız olduğunu bilir ve karşı cinsten ebeveyne derin biçimde bağlanır ve onunla evlenmek ister. Kendi cinsinden olan ebeveyni rakip olarak görmeye başlar. Ancak zamanla çocuk bunun olanaksızlığını fark eder, kendini aynı cinsteki anne babanın yerine koyup ona benzemeye çalışır. Bu şekilde aynı cinsteki ebeveyn ile özdeşleşme cinsel ve ruhsal gelişimi açısından oldukça önemli ve gereklidir. Anaokulunda cinsel bilgi çocukların sorularıyla başlar. Bu arada oyunlardan ve kız erkek karışık gruplardan yararlanılır. Eğitim çoğu kez kişisel olarak belirir, çünkü bir çocuktan diğerine ilgi konusu oldukça değişir. Her çocuk ancak dinlemeye hazır olduğu bilgiyi anlar ve alır.

Psikiyatrist ve Psikoterapist Ali Algın Köşkdere’den alıntıdır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*