Anasayfa   Aileye Mektuplar   Çocuklarda Duygusal Zekâ

Çocuklarda Duygusal Zekâ

duygusal_zeka

Duygusal zekâ, en basit tanımıyla, bir çocuğun ne kadar akıllı olabileceğiyle değil, daha çok hayatta başarı sağlamaya yarayan sosyal ve duygusal becerilere sahip olup olmadığıyla ilgilenir. Bireyin kendi iç dünyasına ilişkin bilgisi, yaşama ilişkin Duygusal zekâ becerileri daha az kalıtım yüklüdür ve geliştirilebilir. Duygusal zekâ kişiler arası sorunları çözme, sevecenlik, nezaket, saygı gibi terimlerle betimlenmiştir. Bireyin kendi iç dünyasına ilişkin bilgisi, yaşama ilişkin duygularını, kendi duygularını fark edebilmesi ve ayırt edebilmesini, duygularını arındırabilmeyi kapsar.

Duygusal zekâsı gelişmiş bir birey kendisi için canlı ve etkili bir model oluşturur. Kişinin kendisini anlayıp, tanıyıp kendisiyle işbirliği içinde olmasına olanak verir.

Çocuğunuzun Beynini Değiştirmek?
Çocuklar belirli duygusal eğilimlerle doğsalar da araştırmalar beyin devrelerinin yeni sosyal ve duygusal becerileri öğrenebilmek konusunda esnekliğini koruyabildiğini ve bu sayede yeni sinir yollarının yaratılabileceğini göstermektedir.  Örneğin bir şeyden hoşnut olduğumuzda beynimiz serotonin ve endorfin, heyecanlandığımızda adrenalin salgılar.

Gerçeklerle Yüzleşebilmek…
Çocuklarımız için yapamayacağımız neredeyse hiçbir şey yok. Ama ne yazık ki onların her istediğini yapmak, “onlar için iyi bir şey yapmış olmak” anlamına gelmiyor. Hepimizin öncelikli amacı onları fiziksel ve ruhsal yönden sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırmak ve bununla birlikte hayatta başarılı olabilmeleri konusunda onları desteklemektir. Bu bakımdan ebeveynler olarak çocuklarımıza yaptığımız maddi yatırımların (eğitim, beslenme, sağlık, giyim, vs.) yanı sıra, onlarla olan gündelik etkileşimlerimizin hayatlarına olan yansıması inkâr edilmemeli, çocuğa ayrılan zamanlarda daha nitelikli beraberlikler (birlikte oyun oynamak, sevdiği bir aktiviteyi paylaşmak, yargılamadan dinlemek gibi…) hedeflenmelidir.

Çocuklarımızın IQ’ sunun normal düzeyde olduğunu varsayımıyla yola çıktığımızda, birçok araştırma sonucu, bu çeşit manevi yatırımların kalitesini ve etkisini arttırmanın, onların sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmakla mümkün olabileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte, gelişim kuramcıları, belli yaşlarda belli işleri başarmanın kişilik geliştirmede büyük önem taşıdığını vurgulamaktadırlar. Bu konuda çocuklarımızı değişik hobiler edinmeye ve değişik spor aktivitelerine katılmaya yönlendirmek duygusal zekâ gelişimi konusunda biz ebeveynlere düşen en önemli görevler arasındadır.

Bu konuda, çocuk psikoterapisti olan Dr. Shapiro, çocuklarımızın daha uyumlu, daha kontrollü, kısacası daha mutlu olmalarına yardımcı olarak, onlara kendi duygularının biyokimyasını değiştirmenin yollarını öğretebileceğimizi söylüyor. Ancak, Dr. Shapiro bu değişiklikleri yapmak için doğal ebeveynlik içgüdülerimizi sorgulamak ve yaşam tarzımızın normal alışkanlıklarına ters düşebilecek şekillerde davranmak zorunda kalabileceğimizi de önemle vurguluyor. Örneğin: Sürekli ödüllendirme ve destekleme yoluyla bir çocuğun öz saygısını geliştirmek, aslında yarardan çok zarar verebilir. Çocukların kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmak, ancak bu hisler belirli başarılar ve yeni beceriler kazanmaya bağlıysa bir anlam kazanır.

Birçok anne-baba çocuklarını üzüntüden korumanın başlıca görevleri olduğunu zanneder. Oysa gerek duymadıkları anda çocukları korumak yarardan çok zarara sebep olur.

Çocuklarımızı stresten korumak yapabileceğimiz en kötü şeylerden biridir. Çocukların hayatın zorlukları ile başa çıkmayı öğrenmeleri daha uyumlu ve daha becerikli olmalarını sağlayan yeni sinir yollarını geliştirmelerine neden olur. Çünkü bu tür faaliyetler zaman yönetimi, zorluklarla baş etme, mizacını kontrol etme, tatmini erteleme, başkalarıyla bilgi alış-verişi, etkili iletişim kurma, vs. gibi önemli bilişsel ve sosyal becerileri gerektirir.

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi
Kaynakça
1-) Goleman, D. (1995). Duygusal Zekâ. (Banu Seçkin Yüksel, Çev.). , Varlık Yayınları AŞ., İstanbul.
2-) Shapiro, L. E. (1997). Yüksek EQ’lü Bir Çocuk Yetiştirmek. (Ümran Kartal, Çev.). Varlık Yayınları AŞ., İstanbul.
3-) Stein, S. J. & Book, H. E. EQ-Duygusal Zekâ ve Başarının Sırrı. (Müjde Işık, Çev.). Özgür Yayınları, İstanbul.
4-)
Akboy, R. (2005). Eğitim Psikolojisi ve Çoklu Zekâ. Dinozor Kitabevi, İzmir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*